bir gece

Bir sürü insanın dertlerini unutmak için mi, yoksa dertlenmek için mi geldiği asla anlaşılamayan bu mekana bar diyoruz. Peki ben buraya niye geldim?

Ego: Güzel bir soru.
Barmen: Buyrun bir şey mi istediniz?
Ego: Ne istiyeyim, sağlığın! (Hahahahaha! Nasıl bozuldun ama!)
Barmen: Bir şey alır mısınız?
Ego: Donperignon. Yoksa bira ver.

Buraya yalnız gelenlerin sayısı artmaz. Yalnızlar belirlidir. Kendilerini de hemen belli ederler. Mesela şu sakallı. Bak şimdi bak, altıncı çişe gidişi. Niye gidiyor? Cevabı basit.. en azından bana göre basit. Akıllıyım ya! Çiş güzergahındaki kızları kesecek aklısıra. Allah bilir bunda bir de prostat vardır. Enerji sarfiyatından başka birşey değil. Hadi kızın biri beğendi seni.. Ne diyecek? "Ay ne çişli adaaam.. Çok tatlııı..." Bunu diyecek. Yok yok, doğru bir yöntem değil.

Bar tipleri standarttır.

Bak işte bir şovmen! Masadakileri gülmekten kırıp geçiriyor. Her lafına gülen şu kalabalık da bu karizmatik adam taslağının evcil hayranları olsa gerek!

Karizmatik adamlar böyledir işte. Bazı ortamlarda çok komik olmayı becerirler. Özellikle de masada bir grup aptal varsa! Ben akıllıyım mesela, gülmem yani onun söylediklerine. Ulan ya gerçekten komik birşeyler söylerse? Ya gülersem? Niye ben bu kadar peşin fikirli bir insanım? Yok abii, sıkarım dişimi gülmem. Belki peşin fikirliyim ama tutarsız değilim. Ama ya gülersem? Olsun kendimi kandırıyorum ya, o açık kapı. Hem belki gülmem daha doğru olacak? Çok baba bir espiri olur da gülmezsem ayıp olur bu sefer de ortamdakilere...

Bu karizmatik adamlar var ya, yeri geldiğinde de (özellikle de bu masadaki kızlardan biriyle baş başa kaldıkları zaman) hüzün kaplar yüzlerini.. Uzaklara dalıp dalıp giderler, hani düşünen adam hesabı. Ya gerçekten düşünüyorsa? Ya bir derdi varsa? Bilemezsin ki. İnsanoğlu bu, saklar içyüzünü. Belki de gururlu biri, söyleyemiyor derdini. Ama kesin bir tarafı var ki böyle durumlarda konuşmazlar. Taa ki kız sessizliği bozana dek..

Güzel Kız: Ateşinizi alabilir miyim?
Ego: Tabi buyrun.

Sigaranı yakıp erkek arkadaşınla çekip gitmek çok kolay değil mi? Sigaranı bile yakmaktan aciz bir adamın kalbini yakması ilginç! Yakışıklı çocuk ama değil mi?

Ego: Evet çok yakışıklı!
Barmen: Efendim?
Ego: Tazeler misin?

Tazelersin tabi. Ben müşteriyim, güçlüyüm, forsum var burda. İçiyorum ve para kazandırıyorum size. Patronuna söyle buraya gelsin, o doldursun. Sen işçisin, sen karışma! Çekil şöyle. Parayı sana vermiyoruz değil mi? Kasada duran şişman gözlüklü var ya. O doldursun. Onu istiyorum. Hemen şimdi gelecek! Yahu deminki güzel kızın etkisinden kurtulacağız diye başka şeylere yönelelim dedik ama abarttık galiba biraz... Yooo, niye abartayım? Tabii o dolduracak. Çünkü ben öyle istiyorum. Ben müşteriyim.

Barmen: Buyrun içkiniz.
Ego: Taze mi bu bira? (Gerizekalı anlamaz da şimdi espiriyi)
Barmen: Efendim?
Ego: (tam tahmin ettiğim gibi) Tazeler misin dedim ya... O açıdan... yani.. şey.. Hani... Çay filan içtikten sonra boşalan bardağı yeniden doldurmak için tazeleyelim mi abi derler ya.. ben de ondan şeyettim... belki gülümsersin, bir espiri olur.. samimiyet doğar... bundan sonraki gelişlerimde beni tanırsın... çevredekiler de vay bee adama bak herkes tanıyor derler.. karizma olur.. falan diye yani.. anladın mı?
Barmen: Tabii efendim.

O kadar açıkladıktan sonra dedem de anlar güzelim. Ulan ben niye açıkladım ki bunu? Açık verdik yaa.. Efendi efendi oturup içecektim şurda, kafamı bulandırdınız yaa.

mustafa akyol

Hiç yorum yok: